Yayınımız Durmuştur…!
Bizi takip eden sevgili arkadaşlarımız,yayınımız çıkan bazı aksilikleredn dolayı durmuştur.Anlayışınızdan dolayı teşekkür ederiz…
İyi Günler…
Bizi takip eden sevgili arkadaşlarımız,yayınımız çıkan bazı aksilikleredn dolayı durmuştur.Anlayışınızdan dolayı teşekkür ederiz…
İyi Günler…

İlköğretim 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin geçen hafta katıldığı Seviye Belirleme Sınavı’nda (SBS), 6. sınıfların da bugün girmesiyle tamamlanmış oldu.
SBS, tüm il merkezleri ile yurt dışında Lefkoşa, Trablusgarp, Riyad, Medine, Cidde, Aşgabat, Bakü ve Bişkek’de gerçekleştirildi. Tüm merkezlerde Türkiye saatiyle 10.00′da başlayan sınavda adaylara 80 soru yöneltilerek, 90 dakika süre tanındı.
8. sınıfların sınav sonuçları 13 Temmuz 2009′da, 6 ve 7. sınıfların sınav sonuçları da 31 Temmuz 2009′da açıklanacak.

Adana’da 21 yaşındaki Mehtap Pamuk, kendini zengin ailenin kızı olarak tanıtıp, internet ortamında tanıştığı gençle, ailesinden gizli evlendi. Nikah sonrası haber verdiği ailesi evlerine gelip yalanı ortaya çıkınca, 9′uncu kattan atladı. Babası kapıcı olan Pamuk’un intiharından habersiz konuşan dünürler, apartman girişinde zile basan komşuların, megafondan “Evinizden biri atladı” haberiyle acı haberi aldı.
Ankara’da oturan Meteoğlu ailesinin kızları Mehtap Meteoğlu, yaşıtı olan Mustafa Kemal Üniversitesi İskenderun Meslek Yüksekokulu İklimlendirme-Soğutma Bölümü öğrencisi 21 yaşındaki Mehmet Pamuk ile internet ortamında tanıştı. Bir süre chat yapan iki gençten kız kendini Ankara’da zengin bir ailenin çocuğu, erkek de makine mühendisi olarak tanıttı. Arkadaşlıkları sonunda evlenmeye karar veren çiftin evliliğine Meteoğlu ailesi karşı çıktı.
Bunun üzerine Mehtap Pamuk (Meteoğlu), 20 gün önce evden kaçarak, Adana’ya geldi. Çift, 2 Haziran’da da nikah kıyıp, evlendi. Mehmet Pamuk’un üniversite öğrencisi olması nedeniyle eşinin Huzurevleri Mahallesi Çilem Apartmanı 9′uncu kattaki dairesinde oturan ailesiyle birlikte yaşayan Mehtap Pamuk, Ankara’daki ailesine telefonla haber verip, evlendiğini söyledi.
Mehtap Pamuk’un annesi Gülten Meteoğlu, Ankara’da bir apartmanda kapıcılık yapan babası Mustafa Meteoğlu, dayısı ve amcaları da, kızlarının evlendiği kişiyi ve ailesini tanımak için Adana’ya geldi. Ailesiyle, eşinin ailesi konuşurken, odadan çıkmayan, ailesine hiç gözükmeyen Mehtap Pamuk, konuşmalar sırasında internette eşine anlattığı `Zengin aile kızı’ yalanı ve babasının mesleği ortaya çıkınca 9′uncu kattan kendini boşluğa bıraktı. Dünürler konuşmayı sürdürürken, olayı gören komşuları apartman girişinden dairenin ziline basıp, megafondan “Sizin evden biri atladı” diyerek intiharı haber verdi. Saat 15.00 sıralarında meydana gelen olayda ağır yaralanan Pamuk, ambulansla Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’ne götürüldü, müdahaleye rağmen yaşamını yitirdi. Merak edip, görmek için geldikleri kızlarının intiharıyla yıkılan anne Gülten Meteoğlu, “Engel olamadım yavrum. Yavrum ben niye geldim. Gelmez olaydım. Seni kurtarmaya geldim, kurtaramadım” diye ağıt yaktı.
Pamuk’un cenazesi Adli Tıp Kurumu morguna konuldu, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Türkiye’de sıcaklık sadece Marmara’da biraz azalıyor, yarın ise düşüş daha geniş alanda hissedilecek. Hafta sonu birçok kentte yağmur geçişleri bekleniyor.
- İstanbul’da poyraz sert, sıcaklık 25 dereceye inerken, hava bulutlandığından, bazı semtlerde yağmur da görülebilir.
- Ankara’lılar da iki gün ani yağmurlarla karşılaşacaklar.
- İzmir’de hafta sonu rüzgar daha sert esecek.
- Adana’da iki-üç gün ara ara yağmur var.
BÖLGE BÖLGE HAVA DURUMU
* Marmara’da İstanbul, Sakarya, Bilecik, Bursa boyunca poyraz daha sert esiyor ve bu kentlerde bulutların yoğun olduğu saatlerde, bir ara sağanak yaz yağmuru olasılığı da yüksek. Hissedilen sıcaklık 4-5 derece azalıyor ancak pazar günü hava daha güneşli.
* İç Anadolu’da bugün yine daha çok akşam üstü, Yozgat, Sivas, Kayseri, Nevşehir, Niğde boyunca gökgürültülü sağanak yağmur olacak. Bölgede yarın da yağmur var ve hava daha serin.
* Kıyı ege güneşli, Çeşme’den Bodrum’a kadar hafta sonu daha çok akşamları, karayel kuvvetli esecek. Afyon-Kütahya arasında yağmur geçişi de olabilir.
* Güneyde Adana, Kahramanmaraş ve Güneydoğu boyunca sağanak yağmur olacak. Güneydoğu’da rüzgar çok kuvvetli, artan toz bulutu nedeni ile yağmur çamur şeklinde yağacak. Antalya parçalı bulutlu.
* Doğu Anadolu’da yağmurlar sürüyor, bugün daha çok Malatya çevrelerinde pazar günü ise Erzurum, Kars, Van boyunca, bir arada olsa sağanak şeklinde yağacak. Bölgede rüzgar da sert.
* Karadeniz’de Bolu’dan, Kastamonu, Sinop ve Trabzon’a kadar gün içinde bir ara yağmur yağacak. Yarın hava 4-5 derece daha serin ve yine yaz yağmurları var.

Osmaniye Valisi olan Celalettin Cerrah, saat 16.20′de İspanya’dan İstanbul’a döndü. Cerrah’ı Atatürk Havalimanı’nda eski çalışma arkadaşları karşıladı. Tayin haberini İspanya’da aldığı söyleyen Cerrah, “Bugüne kadar çok iyi günler geçirdik güzel görevler yaptık, güzel bir son oldu. Çok mutluyum. Ailemle birlikte çok mutluyum” dedi.
Tenzil-i rutbe iddilarını cevaplandıran Cerrah, “Valilik çok şerefli bir makamdır. Çok güzel bir değerlendirmedir, büyüklerimin beni böyle bir görevle görevlendirmesi çok mutluluk verici” diye konuştu
Cerrah, Münevver Karabulut cinayeti ile ilgili olarak ise, “O konuda bir yorum yapmıyorum. Arkadaşlarımız çalışıyor. Hiç merak etmeyin” ifadesini kullandı. “Polislikten kopmanın üzüntüsünü yaşıyorum ancak vali olmanın büyük onurunu yaşıyorum” diyen Cerrah, “Büyüklerimizin takdirinden çok mutluluk duydum” diye konuştu.
Yerine gelecek emniyet müdürü için önerileri sorulan Cerrah, “Ben ve teşkilatım İstanbul halkının güvenliği için 24 saat çalıştık. Görevimizi çok iyi yaptık. Geldiğimizde kapkaç gasp olayları gündemdeyken bunlar ortadan kalktı. Takdiri İstanbul halkına bırakıyorum. Bir Cerrah’ın gitmesi hiçbirşeyi değiştirmez” yanıtını verdi.

Sirius UFO Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan, Kumburgaz’da Mayıs ayında çekildiği ileri sürülen ve “UFO” olduğu iddia edilen görüntülerin bu konuda en şüpheci olanları bile ikna etmeyi başardığını söyledi.
Akdoğan, özellikle UFO’ların özellikle 1. ve 2. Dünya savaşları sırasında savaş uçağı pilotlarınca çok gözlemlendiğini ve Adolf Hitler’in bile bu konuda araştırma yapmaları için bilim adamlarını görevlendirdiğini anlattı.
UZAYLILAR TEKNOLJİMİZİ KAYGIYLA İZLİYOR
“Dünya dışındaki varlıkların, atom silahı ve kimyasal silahların geliştirilmesi nedeniyle dünyadaki teknolojik gelişmeleri kaygıyla izledikleri”ni ileri süren Akdoğan, UFO gerçeğini herkesin kabul etmesi gerektiğini söyledi.
Akdoğan, “Türk Hava Kuvvetleri ve MİT bünyesinde UFO masası var. NASA’da da çok önemli bilgiler mevcut. UFO konusunda gizlilik politikası artık bitirilmeli. Dünyada yaşayan 6 milyar civarında insan başka gezegenlerde zeki varlıklar olduğu gerçeğini bilmeli” diye konuştu.
“ONLARIN DA KAFALARI, BACAKLARI VAR”
Kongreye katılan araştırmacı yazar Erich Von Daniken ise şöyle konuştu: ”Dünya dışı varlıklar Orta Amerika’daki eski bir kültür olan Maya takvimine göre 21 Aralık 2012′de dünyaya gelecekler. Bu tarihten birkaç yıl önce veya sonra olabilir.” Daniken, “Bize mi benzeyecekler?” sorusu üzerine şunları kaydetti: “Teoriye göre aynı biçimde olmayacak. Dünya dışı varlıklar enerjinin bir formu, belki uçan fil bile olabilir. Ancak başka bir teoriye göre bize benzeyen birçok dünya dışı varlık bulabiliriz. İnsan benzeri tipler. Büyük gözleri ve birçok parmakları olmayacak belki, ama bir kafaları, göğüsleri ve bacakları var. Bence dünya dışı varlıklar bize dostça davranacak yardım edecekler. Geçmişte onlar insanlığa öğretmen gibi davrandılar. Bunları uzay kovboyları gibi de düşünmeyin ama onlardan bir şeyler öğreneceğiz.”

Fethullah Gülen, Genelkurmay Harekat Başkanlığı için hazırlanan ‘İrticayla Mücadele Eylem Planı’nı “Kirli Tezgah” olarak değerlendirdi.
Maruz kalınan haksızlıkları herhangi bir müesseseye mal etmenin doğru olmayacağını ifade eden Gülen, “Kim bilir, belki de düşünceleri kirli bir kısım kimseler yaptıkları çirkinlikleri o müessese üzerinden yaparak, ordumuzu karalamaya ve halkın nazarından düşürmeye çalışmaktadırlar.” dedi.
GÜLEN ALEYHİNE ASKERİ SUÇ İCAT EDİLECEKTİ
Taraf Gazetesi’nde önceki gün “AKP ve Gülen’i bitirme planı” manşetiyle yer alan haberde; Genelkurmay’da ‘irticayla mücadele’ adı altında hazırlanan bir eylem planıyla, hükümet ve Fethullah Gülen hareketi aleyhine askeri suç icat ederek, askeri mahkemede dava açmayı hedeflediği belirtilmişti. Planda Ergenekon soruşturmasından duyulan rahatsızlık dile getirilerek, medya üzerinden davanın sulandırılması da isteniyordu.
GERÇEK YOLUNU BULMUŞ İNSAN İÇİN
Genelkurmay Harekât Başkanlığı için Nisan 2009 tarihinde hazırlandığı öne sürülen ve hükümet ile Gülen hareketini bitirme yönünde talimatların yer aldığı plana tepkiler sürüyor. Başta siyasiler olmak üzere birçok kesimden tepki alan planla ilgili Fethullah Gülen de www.herkul.org isimli internet sitesinde önemli açıklamalarda bulundu. “Genelkurmay Harekât Başkanlığı tarafından hazırlandığı iddia edilen çirkin planı ve masum insanların suçlu gösterilmelerine yönelik bu kirli tezgâhları nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna cevap veren Gülen, “Bazı kesimler tarafından, ‘bitirme’ mülahazasına matuf olarak açık ya da kapalı belki otuz tane plan yapıldı. Aslında, bunların hepsi ‘yok’u bitirme hareketiydi. Ülkemizin menfaatlerine ve milletimizin istikbaline ters ne vardı ki, ona yönelik bitirme planı yapılsın. Gerçek yolunu bulmuş bir insan için bu türlü entrikalar tereddüte sevk edici ve vazgeçirici olamaz. ” ifadelerini kullandı.
“HAKSIZLIKLARI HERHANGİ BİR MÜESSESEYE MAL ETMEK DOĞRU OLMAZ”
Maruz kalınan haksızlıkları herhangi bir müesseseye mal etmenin doğru olmayacağını vurgulayan Gülen, “Milletin göz bebeği olan bir müessesenin kredisine dokunan her şey bize de dokunur.” dedi. Bazı kimselerin hatalarından dolayı bir müessesenin tamamını suçlamamak gerektiğinin altını çizen Gülen, şöyle devam etti: “O ordu, İstanbul surları dibindeki ordu.. O ordu, Çanakkale’de düşmanla göğüs göğüse savaşan ordu. O ordu, Misak-ı milli sınırlarını belirleyen ordu. O ordu, milli mücadele veren ordudur. Ve o ordu, gelecek adına da çok şeyler vaad etmektedir. Kim bilir, belki de düşünceleri kirli bir kısım kimseler yaptıkları çirkinlikleri o müessese üzerinden yaparak, ordumuzu karalamaya ve halkın nazarından düşürmeye çalışmaktadırlar. ”
“F TİPİ” GİBİ SÖZLER
“F tipi” gibi sözleri uydurma olarak niteleyen ve kim seslendirirse seslendirsin bu türden sözleri “lakırtı” olarak ifade eden Fethullah Gülen, şunları kaydetti: “Bu meselenin benimle alâkası yoktur. Bu millet kurtuluş mücadelesinde nasıl bir seferberlik ilan etmişse, bugün de fakirlik, cehalet ve iftirak gibi düşmanlara karşı aynı mücadeleyi vermektedir. Millet fertlerini aynı hizmet çizgisinde bir araya getiren en önemli sâik; yapılan işlerin makuliyetidir. Umum bir cemaatin, bütün bir heyetin ve topyekün bir milletin sa’yine terettüp eden bir neticeyi sadece bir şahsa mal etmek milletin hakkını yemek demektir; Allah’a karşı da şirktir. Böyle bir şirke düşmekten Allah’a sığınırım.”
“GÖNÜLLÜLER HAREKETİNİN TEMSİLCİLERİ SİLAH ŞÖYLE DURSUN İĞNE BİLE TAŞIMAZ”
“Işık Evleri’ne yönelik baskınlarda silah, mühimmat gibi materyal bulunması sağlanarak Gönüllüler Hareketi üyelerini ‘Silahlı Terör Örgütü’ kapsamına aldırılması” yönündeki planlara değinen Fethullah Gülen çok net mesajlar verdi. Gülen’in değerlendirmesi şöyle: “Gönüllüler Hareketi’nin temsilcilerinin, silah edinmek şöyle dursun, yanlarında iğne bile taşımamaya azm ü cezm ü kastettiklerini o iftiraları atanlar da biliyorlar. Onlar da biliyorlar ki, sevgiye kilitlenmiş bu insanlar karıncaya bile basmazlar. Bazı evlere, sevdiğiniz kimselerin kitaplarını yerleştirip bir kısım insanların posterlerini asarak, oraları sizinle alâkalı gibi gösterebilir. Sonra da, düzmece baskınlarla o evlerde silah ve uyuşturucu gibi şeyler bulunduğu izlenimini verebilirler. Nitekim bir kısım şer şebekeleri bunları daha önce de denediler. Fakat insaflı jandarma ve emniyet teşkilatı tarafından bu komplolar deşifre edildi. İnanan insanlar bu türlü entrikalarla bundan sonra da karşılaşabileceklerini hesaba katmalı ve temkinli olmalıdırlar.”
MONTAJLANMIŞ KASETLER
Gülen son açıklamasında “Işık Ev” ifadesine şu şekilde değindi: “Çok eski yıllarda, üç beş talebe, kaldıkları yurttan atılınca kendilerine bir ev tutmuşlardı. O imanlı gençlerin nezih hanelerine bir ayet-i kerimeden işaretle ‘ışık ev’ demiştim. Fakat, bazıları o sözü de çarpıttılar. O kötü niyetli insanların iddia ettiği manada ‘Işık Evler’den bahsetmek kat’iyen doğru değildir. Adanmış ruhları falan filan servisler ya da falan filan ülkeler ile irtibatlı gösteren kimseler de Gönüllüler Hareketi’nin bu millete ait ve bağımsız olduğunu çok iyi biliyorlar. Fakat, iftira ve çamur atmayı hedeflerine ulaştırıcı bir vesile kabul ediyorlar. Haziran fırtınasında medyada yer alan kasetlerin hepsi montajlanmış idi.
Mesela; onlardan birinde ‘Halk Partisi kâfirdir diyemezsiniz!’ dediğim halde, bu cümlenin ‘diyemezsiniz’ kısmı kesilmiş ve geri kalanı televizyonlarda tekrar tekrar gösterilmişti. Bir milletin ferdi, kendi milleti için var olan müesseselere sızmaz; hakkıdır, girer oraya. Mülkiyeye de girer adliyeye de, emniyete de girer hariciyeye de. Unutulmamalıdır ki, kadrolaşma, sızma, çoğalma türünden iddiaları ortaya atanlar ve bunlarla vazifeperver insanları sindirmeye çalışanlar hemen her devirde bu iftiralarının arkasına saklanarak ve hedef şaşırtarak kendi felsefeleri adına belli yerlere sızmış, kadrolaşmış ve çoğalmışlardır.”

Sağlık Bakanlığı, birkaç ay içinde piyasaya çıkması beklenen domuz gribi aşısını, kronik hastalığı olanlar, 65 yaşın üzerindekiler, sağlık personeli ve önemli kamu hizmeti gören 10 milyon kişiye ücretsiz uygulamayı planlıyor.
Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Buzgan, Domuz gribiyle ilgili sorularla ilgili olarak, 18 yaşın altındakiler için ruhsatı olmayan aşının çoklu dozlarda piyasaya sürüleceğini, mevsimsel grip aşısındaki gibi piyasada tekli dozlar halinde satılma ihtimalinin az da olsa bulunduğunu bildirdi.
Aşının enfeksiyon hastalıklarında en önemli korunma yöntemlerinden birisi olduğunu ifade eden Buzgan, şu anda domuz gribine (A/H1N1) karşı henüz geliştirilmiş bir aşının bulunmadığını söyledi.
Ancak, aşı üretme ve geliştirme çalışmalarının devam ettiğini hatırlatan Buzgan, ”Aşı üreticileriyle görüşüyoruz. Kuvvetle muhtemel eylül sonu-ekim başında aşı hazır olacak. Zaten ön anlaşmaları yaptık, hazır olduğunda üreticilerden aşıyı aldıktan sonra öncelikle risk gruplarını aşılayacağız. Tabii toplumun tamamının aşılanmasına ne gerek, ne de ihtiyaç var” diye konuştu.
Yaz dönemi olması nedeniyle insanların kapalı ortamlarda daha az bulunduğunu, okulların tatil olduğunu, sportif karşılaşmaların büyük oranda tamamlandığını kaydeden Buzgan, bu sürecin, hazırlıklar açısından kendilerine bir avantaj sunduğunu belirtti.
Okullar açılıncaya ve hac dönemi başlayıncaya kadar geçen sürede aşının üretim bandından çıkması halinde Türkiye’nin buna ulaşan ilk ülkelerden birisi olacağını kaydeden Buzgan, riskli guruplar başta olmak üzere gerekli kişilere aşı yapacaklarını söyledi.
Geliştirilme aşamasındaki aşının 18 yaşından küçükler için ruhsatının olmayacağını bildiren Buzgan, ancak çalışmaların sürdüğünü, çocuklar için de ruhsatlandırılması halinde bu yaş grubundakilere de aşının uygulanabileceğini belirtti.
”PİYASAYA ÇIKAR ÇIKMAZ GELECEK”
Buzgan, ”Aşılanacak risk grubundakilerin kimler olacağını” şöyle açıkladı:
”Kronik hastalığı olanlar, 65 yaşın üzerindekiler, belirli bir yaşın özellikle 5 yaşın altındaki çocuklar, bulaştırmada hem araç olabilme ihtimalleri, hem de hizmet sunabilmeleri için ayakta kalabilmeleri açısından sağlık personeli, belediye ve güvenlik hizmetleri gibi kamu hizmeti görenlerin de aşılanması gerekiyor. Risk gruplarını da daha da artırmak mümkün ama ilk etapta bunlar aşılanması gereken gruplar.”
Buzgan, aşının eylül sonu ya da ekim başında piyasaya çıkacağını, Türkiye’ye de aynı anda geleceğini bildirdi.
Aşının 2 doz halinde uygulanacağını, Dünya Sağlık Örgütünün görüşünün de aynı yönde olduğunu anlatan Buzgan, ”Birinci dozdan sonra ikinci doz 3 hafta sonra yapılacak ama üretici firmaların yaptığı çalışmalar da var. 2 dozun aynı anda uygulanması veya bir ya da iki hafta arayla ikinci dozun uygulanması gibi, acil durumlarda böyle bir şeye de imkan verecek gibi görünüyor ama kesin bir şey söylemek için henüz erken” şeklinde konuştu.
İhtiyaçlarla mali kaynağın dengelenmesi gereği göz önüne alınarak asgari 10 milyon kişi için aşı alınacağını bildiren Buzgan, bunların söz konusu kişilere ücretsiz uygulanacağını belirtti.
AŞI ÇIKARSA HAC İPTAL EDİLMEZ
Buzgan, hac organizasyonunun ertelenip ertelenmeyeceği konusunda Diyanet İşleri Başkanlığı ile görüşmeler yaptıklarını söyledi.
Erteleme konusunda bir şey söylemek için henüz erken olduğunu vurgulayan Buzgan, ”Bakanlık olarak bu konuyu bilim kurulumuzda da görüştük. Tabii bir avantajımız şu: Hac mevsimi kasım ayında. Eylül sonu-ekim başında aşının gelme ihtimalinin yüksek olduğunu düşünürsek, tüm hacı adaylarını da hacca gitmeden önce aşılamamız mümkün olabilecek. Bu açıdan bakıldığında, aşının çıkması durumunda herhangi bir iptal söz konusu olmaz. Onun dışındaki ihtimalleri bilim kurulumuz ve ilgili bakanlıklarla görüşmemiz gerekecek” diye konuştu.
Buzgan, Suudi Arabistan’ın bu yıl dışarıdan hacı adayı gelmemesi yönünde karar da alabileceğini, bunun kendileri dışında bir konu olduğunu söyledi.
Mevsimsel grip aşısındaki gibi A/H1N1 aşısının piyasada satılıp satılamayacağı konusunda bir şey söylemek için erken olduğunu ifade eden Buzgaün, ne kadar aşı üretileceğini göz önüne almak gerektiğini belirtti.
Buzgan, şunları kaydetti: ”Aşı firmaları tek dozluk aşı üretmeyi şu anda düşünmediklerini dile getirdiler. Çoklu dozlu aşılar, yani bir tüpte 10 doz aşı olacak şekilde üretim yapmayı planlıyorlar. Hem üretim hızlı ilerlesin, hem de daha çok kişi aşılansın gibi bir çıkış noktası var. Piyasada satılma ihtimali az da olsa var ama öncelikle riskli grupların aşı yaptırması gerekeceğinden böyle bir toplumsal bakışın daha doğru olduğunu biz de düşünüyoruz.”
Buzgan, riskli gruptakilerin aşılanmasına yönelik Maliye Bakanlığı ile görüştüklerini ve gerekli kaynağın ayrıldığını bildirdi.

Mersin’de, eli bıçaklı bir gaspçı, alışverişten dönen bir kadın öğretmeni rehin alıp 3 saat boyunca otomobilin bagajında dolaştırdı.
Banka banka gezerek kredi kartlarındaki paraları çeken şahıs, öğretmeni aracın bagajında ölüme terk ederek kaçtı.
Edinilen bilgiye göre olay, merkez Mezitli ilçesinde meydana geldi. Viranşehir Mahallesi’ndeki bir zihinsel engelliler rehabilitasyon merkezinde öğretmen olan Nagihan Dönmez, iş çıkışı ilçede bulunan bir mağazaya giderek alışveriş yaptı.
Önce ıssız yere götürdü
Ardından elindeki paketlerle birlikte mağazanın önünde bulunan 33 AHU 07 plakalı otomobiline gelen Dönmez, elindekileri aracına yerleştirdiği sırada eli bıçaklı bir kişinin saldırısına uğradı. Boğazına bıçak dayanarak rehin alınan genç öğretmen, yakındaki Kuyluk beldesinde ıssız bir bölgeye götürüldü.
Kredi kartının şifrelerini söyletti
Eli bıçaklı gaspçı, önce bayan öğretmenin boynundaki 3 altın kolye, bilekliği ve diğer altınları aldı, ardından çantasında bulunan nakit paralarla birlikte kredi kartlarına el koydu. Nagihan Dönmez’den kredi kartlarının şifrelerini öğrenen gözü dönmüş gaspçı, daha sonra genç öğretmeni otomobilin bagajına kilitleyerek banka banka dolaştı.
3 saat bagajda dolaştırdı
3 saat boyunca öğretmeni bagajda kilitli tutan ve gittiği her bankamatikten şifrelerini öğrendiği kredi kartlarıyla para çeken gaspçı, daha sonra otomobili, bagaja kilitlediği öğretmenle birlikte Çiftlikköy Mahallesi Üniversite Caddesi üzerinde terk ederek kaçtı.
Bagajdan çığlıklar duyulunca
Gaspçı tarafından aracın bagajında ölüme terk edilen Nagihan Dönmez, uzun süre sesini duyurabilmek için çığlık attı. Genç öğretmenin çığlıkları, bir süre sonra o bölgede yürüyüş yapan bir kadın tarafından fark edildi. Dönmez, daha sonra Şemsettin Hayır adlı site görevlisi tarafından kilitli tutulduğu bagajdan çıkarıldı. Sıcaktan boğulmak üzere olan Nagihan Dönmez, kısa süre fenalık geçirdi. Olay yerine gelen polis ekipleri, önce gaspçının eşkali hakkında bilgi aldı, ardından öğretmeni fotoğraf teşhisi için emniyete götürdü.
![]() |
|
Ligtv’nin haberine göre: Beşiktaş, Mehmet Topuz ve Nihat Kahveci’de hedefine ulaşamayınca gözünü başka hedeflere çevirdi. Nihat Kahveci’nin kulübüyle İspanya’ya giderek anlaşan Başkan Yıldırım Demirören, milli futbolcu gelmeyi düşünmediğini söyleyince İstanbul’a dönmedi.
Beraberindeki Mario Berk ve Murat Kuş’u İstanbul’a yollayan Demirören’in dünyaca ünlü bir yıldız futbolcunun peşine düştüğü öğrenildi.
Teknik Direktör Mustafa Denizli’nin istediği bir santrfor, bir de stoper transferini sonlandırmak isteyen Demirören’in anlaşmaları sağladıktan sonra İstanbul’a dönmeyi hedeflediği, isimleri ise son derece gizli tuttuğu belirtildi.
Siyah beyazlıların elden çıkarmayı düşündükleri Bobo’ya ise Almanya’nın Werder Bremen Kulübü’nün de talip olduğu ve 7.5 milyon Euro önerdikleri öğrenildi. Transferin bir kaç gün içinde sonuçlanabileceği açıklandı.
Beşiktaş’ın ayrıca Denizlispor kalecisi Cenk’in transferine son noktayı koymak için de çalıştıkları ifade edildi.